Internetteki en geniş Yunan mitolojisi sitesine hoş geldiniz! - www.YunanMitolojisi.com

-- Bu bölüm henüz yapım aşamasındadır --

-- Bu bölüm henüz yapım aşamasındadır --

-- Bu bölüm henüz yapım aşamasındadır --

-- Bu bölüm henüz yapım aşamasındadır --

-- Bu bölüm henüz yapım aşamasındadır --

-- Bu bölüm henüz yapım aşamasındadır --

Yunan Mitolojisi Soy Ağacı

Yunan mitolojisindeki tanrı isimlerini, tanrıça isimlerini, mitolojik kahramanları, mitolojik yaratıklarıı, canavarları vb. saya saya bitirmek zor. Gelgelelim, bu mitolojik varlıklar arasındaki akrabalık ilişkileri hiç de düşündüğünüz kadar zor değil. Çünkü Yunan mitolojisi soy ağacı birbirinden bıçak gibi ayrılan iki ana kolda gelişir. Kolların birleştiği (veya ayrıldığı) düğüm noktası Titanlardır. Diğer bir deyişle, Yunan mitolojisi, genişleyen bir hiçlik olan Khaos (Xάος) ile başlayıp Titanlara kadar gelir, ondan sonra da mitolojik soy ağacı sadece Titanlar üzerinden devam eder. Khaos, bir yerde bildiğimiz anlamda "kaos", yani varlık öncesi hiçlik, karmaşa hali. Peki ama Titanlar kimdir diye soracak olursanız, Titanlar, Khaos'tan türemiş olan Gaia (dişi yeryüzü) ile Gaia'nın kendi kendine doğurduğu Uranos'un (erkek gökyüzü) çocukları. Yeryüzüyle gökyüzünün çocukları olan Titanların sayısı 12 ve aralarında Kronos ile Rhea da var. Rhea ve Kronos; Zeus, Hades, Poseidon kardeşlerin, yani mitolojinin üç büyüklerinin ana-babası. Zeus'un, babası Kronos (zaman) ile tutuştuğu kavgada onu alt ederek babasını da diğer tüm Titanlarla birlikte yerin yedi kat dibine (Tartaros'a, cehenneme) tıkmasından sonra başlayan Olympos tanrıları döneminin bütün tanrı, tanrıça, kahraman ve yaratıkları, sonuçta çocuğu olmayan iki tane Titan dışında kalan diğer 10 Titanın soyundan gelmedir. Bu çerçeveyi böylece tespit ettikten sonra, şimdi ayrıntılara geçebiliriz.

Titanlara Kadar Olan Soy Ağacı:

0) Her şeyin başlangıcında, dünya da canlılar da meydana gelmeden önce, doğurgan bir hiçlik veya genişleyebilir bir boşluk olarak, sadece Khaos vardı.

1) Khaos'tan şu 5 varlık türedi: Gaia (yeryüzü, dişi), Eros (aşk, erkek), Erebos (karanlık, erkek), Nyx (gece, dişi) ve Tartaros (cehennem, erkek).

2) Eros'un hiç çocuğu olmadı. Gaia ise kendi kendine Uranos (gökyüzü, erkek), Ourea (dağlar; aralarında iki Olympos'un da bulunduğu, toplam 10 adet dağ) ve Pontos'u (deniz, erkek) doğurdu. Ayrıca Tartaros ile birleşerek Tifon'u (yanardağ tanrısı) meydana getirdi. Etna Dağı'nın Tifon'un öfkesi yüzünden lav püskürdüğüne inanılırdı. Tifon (Typhon veya Typhos diye de bilinir), aynı zamanda, yeraltı dünyasının bekçisi, üç başlı köpek Kerberos'un da babası ve yarı yılan, yarı kadın yaratık Ehidna'nın kocasıdır. Nyx'in Erebos ile birleşmesinden Hemera (gün, dişi) ve Aether (ışık, erkek) doğdu. Fakat Aether'i dünyadaki ışık veya güneş ışığı olarak düşünmeyelim. Eski Yunanlılar, onu tanrıların soluduğu, ancak göğün ölümlülerin erişemeyeceği kadar yüksek katlarında, uzayda veya cennette mevcut olan hava diye kurguluyorlardı ki bu hava, yani "eter", aynı zamanda şimşek misali ışıldıyor, kendi kendine ışık saçıyordu.

3) Nyx'in (Gece) Kendi Kendine Meydana Getirdiği Çocukları : Nyx (gece), Erebos (karanlık) ile birleşmesinin dışında, kendiliğinden, birçok duygu veya durumun cisimleşmiş halini temsil eden tanrı ve tanrıçalara da hayat verdi. Eh, gece gibi karanlık bir şeyden lanetten başka bir şey doğacak hali yok. O yüzden bunlar çoğu zaman birer iblis olarak tasvir edilmişlerdir. Nyx'in oğulları : Uyku (Hypnos) ve onun ikiz kardeşi olan Ölüm (Thanatos), felaket tanrısı Moros, yaşlılık tanrısı Geras, sansür ve iftiranın cisimleşmiş halini temsil eden tanrı Momos. Oneiroi denen hayal ve düş cinleri de Hesiodos'a göre Nyx'in oğulları arasındadır. Onları İlyada'dan hatırlayabilirsiniz; Zeus, Akhaları Truvalılara karşı savaşa kışkırtmaları için bu hayal cinlerini Agamemnon'un çadırına yollar. Nyx'in kızları da en az oğulları kadar tanınmıştır: intikam tanrıçası Nemesis, hile tanrıçası Apate, sefalet tanrıçası Oizys, cinsel çekim ve birleşme tanrıçası Filotes, fitne ve fesat çıkarmakta üstüne olmayan, anlaşmazlık tanrıçası Eris. Truva Savaşının çıkmasında Eris'in büyük parmağı vardır, içinizden bunu da hatırlayanlar çıkabilir. Nyx, aynı zamanda, bütün ölümlülerin hayat ipliğini doğumlarından son anlarına kadar kontrol eden 3 meşhur kader tanrıçasının (Moirai) ve ölüm tanrıçalarının da (Keres) annesidir.

4) Gaia, kendi meydana getirdiği Uranos ile de birleşerek Titanların, tek gözlü Kiklopların, elli başlı, yüz kollu Hekatonkheirlerin ve Ehidna'nın da anneleri oldu. Uranos'un, Titanlar dışında kalan, hepsi de birer yaratık veya canavar olan çocuklarını Tartaros'a hapsetmesi kendisinin sonunu hazırlayan şey oldu. Çocuklarına yaptıkları yüzünden Uranos'a hınç duyan Gaia, bir Titan olan oğlu Kronos'u babasına karşı kışkırttı, Kronos da babasının erkeklik organını bir orakla kesip denize fırlattı. İşte kesilen bu organın kanından mitoloji açısından önemli bazı varlıklar türedi. Bunlardan ilk grup yaratık Devler, ikinci grupsa Erinyslerdir. Erinyslerin, suç işlemiş herkesi, ölümlü veya ölümsüz ayrımı yapmadan cezalandıran intikamcı öfke tanrıçaları olduğunu belki daha önceki konu başlıklarımızdan anımsayacaksınız. Uranos'un kanından türeyen üçüncü grup, dişbudak perileridir (Meliai, Melia'lar). Nihayet güzellik tanrıçası Afrodit, Uranos'un kesilip denize fırlatılan erkeklik organından damlayan kandan değil de kanın denizde oluşturduğu köpüklerden doğar. Tabii bu Hesiodosun görüşüdür. Homeros, Afrodit'i Zeus ve Dione'nin kızları sayar. Bu konuda hangi şairin haklı olduğunu kesin olarak bilemeyiz, ama herhalde tanrıların soy ağacı konusunda Hesiodos'un Homeros'a kıyasla belirgin bir ağırlığı olduğundan ya da sırf Hesiodos'un hikayesi daha güzel, daha şairane diye, genelde Afrodit'in köpüklerden doğmuş olduğu kabul edilir.

Titanlardan Sonraki Soy Ağacı:

0) Gaia'nın, öz oğlu Uranos'tan olma 12 çocuğu Yunan mitolojisinde Titanlar diye geçer. Tabii Titanların soyundan gelme bazı ikinci kuşak tanrılar da. Gaia yeryüzü, Uranos da gökyüzü olduğuna göre, yerle göğün çocukları olan (ilk) Titanların sayısının 12 olması, kimilerine Zodyak kuşağında görülebilen takımyıldızları, yani astrolojik burçları düşündürmüştür. Belki bir yılda 12 ay oluşuyla da bir paralellik kurulabilir. İlk Titan kuşağında 6 erkek, 6 kız vardır. Erkeklerin adları, Okeanos (okyanus), Hyperion (yüksek kişi, güneş), Koios (bilgelik, kuzey kutbu), Kronos (zaman), Krios (veya Kriyus, takımyıldızlar ve savaşla bağlantılı olduğu sanılıyor), Iapetos (ölümlülük); kızların adları ise Mnemosyne (hafıza), Tethys (yeraltı suları), Theia (parıltı, değerli taşlar), Phoebe (kehanet, gizem, bilginin ışıltısı), Rhea (tanrıların anası olmakla, annesi Gaia'ya ve Kybele'ye benzetilir, doğurganlığı, bereketi temsil eder) ve Themistir (ilahi yasa, doğruluk, adalet).

1) İkinci Titan Kuşağı: Titanların, Kronos ile Rhea dışındaki Titanlardan devam eden soyu. Kronos ile Rhea'yı dışarda tutuyoruz, çünkü onların çocuklarıyla birlikte (başta Zeus olmak üzere) Olympos tanrıları dönemi başlamış oluyor. İkinci kuşak Titan sayılan isimleri şöyle sıralayabiliriz: Hyperion'un çocukları Eos (şafak), Helios (güneş) ve Selene (ay); Iapetos'un çocukları Prometheus, Epimetheus ve Atlas; Okeanos'un kızı Metis; Koios'un kızları Leto ile Asteria, nihayet Krios'un oğulları Astraeos, Pallas ve Perses. Evet, sayfanın sonunda sunduğumuz Yunan mitolojisi soy ağacı görselinde belki gösterilmiyor, ama Krios'un çocukları var. Bunlar arasında en önemlisi Perses sayılabilir, çünkü Perses'in kuzeni Asteria ile birlikteliğinden Zeus'un pek el üstünde tuttuğu büyücü tanrıça Hekate doğuyor.

1.1) Okeanidler ve Pleiadlar: Okeanos ile Tethys'ten üçbin kadar Okeanid türüyor. Okeanidler, her biri ayrı bir deniz, göl, gölcük, dere, nehir, pınar, otlak, çiçek veya bulutun koruyucusu olan dişil varlıklar, yani periler. Ünlü Okeanidler arasında, Zeus'un ilk karısı olup bilgeliği temsil eden Metis'i, Asya ve Avrupa kıtalarını cisimleştiren Asia ve Europa kızkardeşleri, Dioneyi, (Hesiodos'a göre) Calypsoyu, Styxi sayabiliriz. Ayrıca Yunan mitolojisinde mevcut üçbin kadar nehir tanrısının da bu Okeanidlerin oğulları olduğunu hatırlatalım. Zeus tarafından bir ineğe çevrilerek dünyayı deli dana gibi dolaşma cezasına çarptırılmış olan Io, bir nehir tanrısının (Inakhos) kızıdır. Io, İstanbul Boğazı'nı geçip de Prometheus ile buluşuncaya değin bir inek olarak kalır. Dionysosun soyu, anne tarafından, epey uzaktan da olsa işte bu meşhur Io'ya dayanır. Yine Hermesin anneannesi de bir Okeanid olan Pleionedir. Mehmet Akifin Çanakkale Şehitleri şiirinde adı geçen Yedi Kandilli Süreyya, Ülker takımyıldızı olup Yunan mitolojisine göre Ülker yıldız kümesi, Atlas'ın Pleione'den doğma yedi kızının (Pleiadlar) sonradan birer yıldıza dönüşmesiyle oluşmuştur. Titan Atlasa birazdan geleceğiz, ama Pleiadlarla ilgili bilmemiz gereken birkaç husus daha var. Hermes'in annesi Maia, az önce söylediğimiz gibi, bir Pleiaddı, üstelik Pleiadların yaşça en büyüğüydü. Bu yedi güzel kıza ölümsüzler diyarının baş aktörlerinden Zeus, Poseidon, Ares, bir de Orion (bazı kaynaklara göre Sisyphos da) gönül düşürmüşler. Ülker kızları içinde Elektradan da bahsedilmeli. Elektra'yı psikolojideki Elektra Kompleksinden veya lise yıllarında okuduğumuz, Elektra isimli Sophokles tragedyasından hatırlıyor olabilirsiniz, ama Elektra aynı zamanda Truva'nın kurucusu Dardanosun da annesiydi. Çanakkale Boğazının Batı dillerinde bilinen adı olan Dardanelles, adını Dardanos'tan almıştır. Elektra isminin elektron (kehribar, parlak, parlayan) kelimesinden geldiğini, böylece de "parlayan dişi" anlamını taşıdığını, elektrik, elektron, elektronik gibi kelimelerin hep Elektra ile aynı kökene sahip olduğunu da söyleyelim. Konu çok mu dağıldı? Dağılmaz. Bakın, en son Hermes'te kalmıştık, şimdi de oradan güzel güzel devam ediyoruz. Kendisine gerek ölümlüler gerekse ölümsüzler aleminde serbestçe dolaşma hakkı bağışlanmış olan Hermes, bu yüzden mitolojide tanrıların ulağı diye geçer. Ama o kadarla kalmaz, ruhların öteki dünyaya yolculuğunda onlara rehberlik eder. Sporcuların, atletlerin olduğu kadar şairlerin ve hatiplerin, tüccarların olduğu kadar hırsızların, çobanların olduğu kadar gezginlerin de koruyucusu olan Hermes'in ezoterik, gizemci geleneklerde önemli bir yeri vardır. Hermes'in Afrodit ile birlikteliğinden, adeta bir kelime oyunu gibi ama, Hermafrodit doğdu. Hermafrodit, erkek üreme organları taşıyan bir dişi olarak tasvir edilir, şair Ovidius tarafından olağanüstü yakışıklı bir oğlan olarak betimlenir, bir tıp terimi olarak erdişiliği, yani çifte cinsiyeti tarif ederken mitolojik açıdan efemineliği, biseksüelliği temsil eder. Keçi ayaklı kır tanrısı, kimilerine göre şeytanın Yunan mitolojisindeki karşılığı olan Pan'ın kökeni net değilse de bir inanışa göre Pan, bazılarının bir Pleiad saydığı Dryope ile Hermes'ten olmaydı. Sayfanın sonunda sunduğumuz Yunan mitolojisi soy ağacı görselinde de öyle gösterilmektedir.

1.2) Hyperion'un Çocukları ve Heliadlar: Hyperion ve Thelia'dan Helios (güneş), Eos (şafak) ve Selene (ay) türer. Helios erkek, Selene ve Eos ise dişidir. Homeros'ta, alaca renginden ötürü, sıklıkla "gül parmaklı" sıfatıyla anılan şafağın da Antik Yunanda bir gök cismi gibi düşünülüp cisimlendirilmiş olması enteresandır. Ay tanrıçası Seleneyi ise yine Anadolu topraklarında, Bafa Gölü'nün hemen ardında yükselen Beşparmak Dağları'nda (Latmos) geçen nefis aşk hikayesinden tanıyoruz (Endymion efsanesi). Heliadlar ise bir Okeanid olan Klymenenin Helios'tan olma kızları, yani "güneşin çocukları"dır.

1.3) Koios ile Phoebe'nin Soyu: Gizemli Phoebe'nin Koios'tan iki kızı oldu: Asteria (yıldızlardan gelme, yıldızlı anlamındadır) ve Leto (ismin kökeni ve anlamı belirsizdir). Asteria, kendisine göz koyan Zeus'tan kaçmak için bıldırcın kılığına girip Ege Denizinin semalarına dalardı. Böyle uça kaça sonunda bir ada olup Arşipele (Ege Denizi) kondu. Bu adanın Mykonos yakınlarındaki Delos Adası olduğu düşünülür. İstanköy'de (Kos) doğan Leto'ya gelince, o, Zeus'tan kaçmak konusunda kızkardeşi kadar başarılı olamadı. İyi ki öyle, yoksa Artemis ve Apollon gibi Yunan mitolojisinin iki büyük ismini Zeus-Leto ilişkisi olmasa hiç tanımayacaktık. Her ikisine de bir dönem Batı Anadolu'da çok tapınılmıştır. Delos'ta doğmuş tanrıça Artemis'in ikili bir karakteri vardır. Bir yandan genç kızların, bakireliğin, doğumun koruyucusu, diğer yandan da yaban hayatının, yabani hayvanların ve avcılığın tanrıçasıdır. Bu yüzden genelde omzuna astığı bir yay ve sırtında taşıdığı oklarla, yanında gezdirdiği bir ceylanla tasvir edilir. Teyzesinin adasında doğmuş olduğuna bakılırsa, avcı tarafı da bazı kaynaklarda adı bir Amazon (mitolojik kadın avcı) olarak geçen teyzesinden geliyordur belki, kim bilir. Her halukarda Artemis, hiçbir erkekle evlenmeyip ömür boyu bakire kalacağına yemin etmiş, kadınları, kızları gözeten, kollayan bir tanrıçaydı. Apollon'a gelirsek, bu kahin-tanrının niteliklerine dair anahtar kelimeler bilgi, güneş, ışık, doğruluk, bedenen ve zihnen mükemmellik, müzik, şiir ve bilicilik olmalıdır. Apollon'un adı, Yunanistan'daki Delfi şehrine sıkı sıkıya bağlıdır, çünkü Apollon Delfi şehrinin ve meşhur Delfi kahinlerinin koruyucu tanrısıdır. Hermes, lir adlı mitolojik çalgıyı Apollon için icat etmiş, ondan sonra da lir, Apollon'un başlıca sembolü olmuştur. Didim, Patara, Klaros, Apollon kahinliğinin Anadolu'daki belli başlı merkezleriydi. Artemis tapınısı daha ziyade Yunanistan'da, Delos, Attica, Pire ve Sparta'da etkili olmakla birlikte Artemis'in Anadolu'daki Efes kenti için taşıdığı önem büyüktü. Efes'teki, bugün iki mermer parçasından başka elimizde hiçbir şeyi kalmamış olan Artemis Tapınağı, bütünüyle mermerden inşa edilmiş, öylesine görkemli bir tapınaktı ki bir zamanlar dünyanın yedi harikası arasında anılıyordu. Artemis'in Efes'te muhtemelen Frigya'dan alınmış ana tanrıça (Kybele) kültüyle sentezlendiğini, bu yüzden de göğsünde ilave memeler, elinde yumurta, üzüm, başak gibi bereket ve doğurganlık sembolleriyle tasvir edilmiş olduğunu da söylemeden geçmeyelim. Çeşitli görüşler ortaya atılmışsa da Artemis'in de Apollon'un da birer sözcük olarak kökenleri açıklık kazanmış değildir.

1.4) Iapetos'un Oğulları: Iapetos'un Klymene'den veya Asia'dan olma, sayılarının 13 olduğu söylenen çocukları arasında, diğerlerinden daha öne çıkan 4 oğlu vardır: Prometheus, Epimetheus, Atlas, Menoetios. İnsanlığın büyük kahramanı Prometheus'u ateşi tanrılardan çalmasından sonra geçtiği işkencelerden herhalde çoğumuz tanıyoruz. Kardeşi Epimetheus ise tam tersine, Prometheus ne kadar akıllı ise o ölçüde ahmak olarak anlatılır. Zeus'tan intikam almak isteyen Titanların adına Zeus'a kafa tutmak gafletinde bulunduğu için Zeus tarafından koca gök kubbeyi olduğu gibi omuzlarında taşımak cezasına çarptırılan Atlas'a gelince, o bahtsız, ama önemli bir Titan. Çünkü hem Iapetos'un en güçlü oğludur hem de Atlantik Okyanusunun ve efsanevi Atlantis Adasının adı Atlas'tan gelmedir. Tabii "harita derlemesi" anlamında, kullandığımız "atlas"ların adı da. Hollandalı ünlü matematikçi ve kartograf Mercator, derlediği dünya haritalarına ilk kez "atlas" adını vermiş olan haritacıydı. Böylece Yunan mitolojisindeki Atlas'ın adından esinlenen ilk dünya "atlas"ı, Mercator'un teşvikiyle 1570'te yayımlandı. Atlas'ın omuzlarında Dünya'yı değil de gökkubeyi taşıdığını önemle vurgulayalım. Nitekim harita albümlerinin kapaklarında rast gelebileceğiniz bu şekilde çizilmiş Atlas figürlerine daha dikkatle baktığınızda orada resmedilenin Dünya değil de gökkubbe olduğunu görebilirsiniz. Ayrıca bugünkü Fas ve Cezayir'in kuzeyinde yer alan Atlas Dağları da eskiden Atlas'la özdeşleştirilmiş sıradağlardır. Atlas'ın Okeanid Pleione ile birleşmesinden üç grup nimf (peri) meydana gelmiştir: Hyadlar (Hyades), Hesperidler (Hesperides) ve Pleiadlar (Pleiades). Ülker takımyıldızını oluşturan Pleiadlar'dan yukarıda bahsetmiştik. Hyadlar, yağmur getiren perilerden oluşan bir kızkardeşler grubudur. Hesperidler, güneşin battığı yerde, eski Yunanların "dünyanın ucu" diye tasavvur ettikleri yerde oturan, güzelliği dillere destan bahçeleriyle meşhur periler. Eski Yunanlıların dünyası, Akdeniz havzasının batısına, okyanusa erişmediği için, altın elmalarla dolu bu bahçe de Kuzey Afrika'nın batı ucunda bir yerlerde, Atlas Dağları ile Bingazi arasında bir yerlerde hayal ediliyordu. Iapetos'un oğullarından Menoetios'a gelince, Zeus'un Titanlar Savaşında ok gibi bir şimşekle çarpıp öldürdüğü, sonra da Tartaros'a hapsettiği Menoetios'un, Truva Savaşında Akha tarafının en büyük kahramanı Akhilleusun yoldaşı, can dostu Patroklosun babası olmak gibi bir onur payesi var.

1.5) Mnemosyne ve Müzler: Eh bu kadar dağ, taş, deniz, bilmem ne perisinden bahsedip de "ilham perileri"ni dışarda bırakmak olur mu? Olmaz tabii, işte şimdi onlara geldik. Yunan mitolojisinde musalar ya da müzler diye adlandırılan ilham perileri Titan Mnemosynenin kızlarıdır. Babaları Zeus olan musaların toplam adedi dokuz olduğu için 9 musalar diye de geçerler. İsimlerini, ilham etme konusunda uzman oldukları şeylerle birlikte sayarsak: Kalliope (destanlar, epik şiirler), Kleio (tarih), Erato (lirik şiir, aşk şiirleri), Euterpe (flüt, müzik), Melpomene (tragedya), Polyhymnia (ilahiler, kutsal şiirler), Terpsikhore (dans), Thalia (komedya), Urania (astronomi). Homeros'un müzü hangisi oluyor bu duruma göre? Kalliope. Ezoterik geleneklerde büyük bir yeri olan efsanevi müzisyen Orfe (Orpheus) de Kalliope'nin oğludur. Mnemosyne, Zeus'la dokuz gece birlikte olmuş ve bu birliktelikten her gece ayrı bir musa dünyaya gelmiştir. Mnemosyne'nin hafızayı, belleği temsil ettiğini söylemiştik. Bununla alakalı hikayeye göre, Mnemosyne'nin Hades'in ülkesinde, Lethe ırmağının karşısında bir havuz veya gölcüğü bulunuyordu. Lethe'nin suyundan içen ruhların ilerde yeniden doğduklarında bütün geçmişlerini unutacaklarına inanılırdı. Halbuki Orfik gelenekte, insanlar hiçbir şeyi unutmamalarını sağlayacak Mnemosyne'nin suyundan içmeye özendiriliyordu.

1.6) Kronos ve Rhea'nın Çocukları, Olympos Tanrıları: Rhea ile Kronos'un üçü erkek, üçü kız olmak üzere 6 çocukları oldu: Zeus, Hades, Poseidon, Hestia, Hera, Demeter. Bunlar arasında ilk doğup yaşça en büyük olanı, aile ve ocak tanrıçası Hestia'dır. Buna karşın Hestia bir aile kurmadı, çünkü kendisi sonsuza dek bakire kalmayı seçti, böylece de Poseidon ve Apollon gibi bazı iyi kısmetlerini eliyle tepmiş oldu. Hestia'nın sembolü, doğal olarak, ocakta yanan ateştir. Kadınların ve evliliğin tanrıçası olan Hera, sonradan kardeşi Zeus'un gedikli zevcesi olmuş, savaş tanrısı Ares'i, Olympos tanrılarının silahtarı demirci tanrı Hephaistosu, gençlik tanrıçası Hebeyi dünyaya getirmiştir. Yunan mitolojisinin Hera'nın Zeus'tan hiç gebe kalmadığını, çocuklarını anneannesi Gaia gibi kendi kendine doğurduğunu düşünen bir kolu da vardır. Fakat genellikle Hera'nın Zeus'un eşi olduğu kabul edilir. Hatta Hera kıskançlıktan yaptığı işlerle nam salmıştır. Tavuskuşu tüyü, nar ve taç, Hera'nın sembolleridir. Gençlik tanrıçası Hebe'nin vazifesi, Olympos'ta tanrılara ambrosia ve nektar ikram etmekti. Ganymedes kendi yerini alana dek de bu vazifesini sürdürdü. Ganymedes, olağanüstü güzelliğinden dolayı Zeus tarafından kaçırılmış bir oğlandı ("ganimet" kelimesini düşünün!). Heraklese Zeus tarafından ölümsüzlük bağışlandıktan sonra Hebe, Herakles'in karısı olmuştur. Athena da savaş tanrısıdır gerçi, ama savaşın asıl çetin yönünü, kanlı yüzünü temsil eden, 12 Olympos tanrısından biri olan Ares'tir. Bu nedenle, savaşın daha stratejik boyutunu simgeleyen tanrıça Athena her zaman zırhlı tasvir edilirken Ares tasvirleri çıplaktır. Ares'in sembolleri mızrak, tolga, iki tekerlekli savaş arabası, köpek ve erkek yabandomuzudur. Roma'da meşhur Minervaya dönüşecek olan tanrıça Athena'ya gelince, o bilgeliği, cesareti, yeteneği, stratejiyi simgeliyordu, sembolleri de en başta baykuş olmak üzere, yılan, zırh, göğüslük, miğfer, kargı, zeytin dalı ve Gorgon başı şeklindeki koruyucu figürüdür. Bu figür (Aegis), Athena'nın en güçlü ordulara dahi diz çöktüren kalkanının üzerine resmedilmiştir. Athena'nın doğumuna ilişkin çeşitli hikayeler varsa da yaygın kabul gören öykü şudur: Bir erkek çocuğunun dünyaya gelip kendisini tahtından alaşağı edeceğinden korkan Zeus, o korkuyla hamile eşi Metis'i yutar. Oysa Metis bir kıza, Athena'ya gebedir. Böylece Athena, Zeus'un kafasının içinde bir yumru halinde gelişir, gelişir, sonunda da Zeus'un alnından zırhı, kalkanı ve miğferiyle, tam teşekküllü olarak dışarı fırlar. Athena'nın Atina kentinin koruyucu tanrısı sayıldığını söylememe bilmem gerek var mı? Rhea ile Kronos'un kızlarından, bahsetmediğimiz bir tek Demeter kaldı. Homeros destanlarından saç örgüsünün güzelliği ile, "güzel örgülü" sıfatıyla anılan Demeter, hasat ve bereket tanrıçası olduğu için sembolü de başaktır. Aslında Demeter, Olympos tanrılarını tarih açısından önceler. Demeter ve kızı Persephone, Eleusis misterlerinde merkezi bir yer tutarlar. Persephone, Demeter ile Zeus'un kızı olup yeraltı ülkesinin kraliçesidir. Ölüye sağlığında okunmuş bela ve lanetlerin yeraltındaki uygulayıcısı, başka bir deyişle, gölgeler kraliçesidir. Mitolojide bazen sadece "Kore" (kız) diye de geçer; Ölüler Ülkesi'ne amcası Hades tarafından kaçırılır. Böylece Hades'e de gelmiş olduk. Yeraltı tanrısı Hadesin zürriyeti de, Persephone'yi yeraltına kaçırmak dışında başkaca bir vukuatı da yoktur. İsminin kelime anlamı "görünmez"dir, bu görünmezliği sağlayan bir miğferi vardır. Yeraltının bütün madenleri Hades'e ait olduğu için Hades varlıklıdır, Roma'da kendisine bu yüzden Pluto (varlıklı) adı layık görülmüştür. Hades'in sembolleri, Tartaros'un bekçi köpeği üç başlı köpek Kerberos, yine Tartaros'un anahtarı, uzun asası, dişbudak ağacı, nergis ve boynuz kadehtir. Poseidon'a geldik. Zeus, yeryüzü egemenliğini kendisi ve kardeşleri arasında pay ederken Zeus'a gökyüzü, Hades'e yeraltı düştüğüne göre, Poseidon'a da kala kala denizler kalmıştı. Poseidon sadece deniz tanrısı değildir ama. Üç dişli yabasını yere bir vurdu mu yer gök zangır zangır sallanır, depremler olur, denizler karışır. Bu yüzden Poseidon depremlerden de (mesela Atlantis'in yıkımına neden olmuş olan) sorumlu bilinirdi. Ayrıca denizle atı "denizatı" veya "hipopotam" haricinde yan yana hayal etmemiz belki biraz zor, ama Poseidon aynı zamanda atların da terbiyecisi olduğuna inanılan bir tanrıydı. Bilhassa eski çağlarda, at şeklinde betimlenir, şerefine at yarışları düzenlenirdi. Sonradan atların yeleleri gitti, saçlı sakallı bir adam olarak tasvir edildi. Roma'da Poseidon'a Neptün dendi, pek çoğunuzun bildiği gibi. Poseidon birçok kahramana olduğu kadar bazı mitolojik hayvanlara da babalık yaptı. Kahraman Poseidon oğulları içinde en ünlüsü Theseustur. Atina şehrinin mitolojik kurucusu olan Theseus'un annesi de Aegeustur (Ege Denizi). Tanrılar kralı Zeus için söyleyeceğimiz çok şey var, o yüzden onları iyisi mi başka sayfalara bırakalım ve burada şimdilik birkaç özelliğinden bahsetmekle yetinelim. Başlıca sembolleri şimşek, kartal, meşe ağacı ve boğa olan Zeus'un kelime anlamı "tanrı" demektir. Çeşitli Batı dillerinden kulağınıza tanıdık gelecek deos, deus, dios kelimelerinin "zeus" kelimesine yakınlığını düşünebilirsiniz. Titanlar Savaşı sırasında serbest bıraktığı tek gözlü Kikloplar, bu iyiliğin altında kalmayarak Zeus'a önceleri Gaia'nın sakladığı şimşeği armağan ettiler. Zeus'un savaşı kazanarak tanrılar tahtına kurulmasında bu silahın önemli katkısı oldu. Zeus, orada Jupiter adını almakla birlikte, baş tanrı sıfatını Roma'da da korumuştur. Ölümlü kadınlar veya tanrıçalar arasından seçtiği pek çok eşi vardır ki bunların büyük bölümünü burada gördük.

1.7) Afrodit'in Çocukları: Afrodit'in Hermes'ten, bir de Ares'ten olma epey çocuğu vardır. Ares'ten olma çocukları, tıpkı Nyx'inkiler (gece) gibi, çeşitli duygu veya durumların cisimleşmesine karşılık gelirler: Deimos (terör), Phobos (korku; "fobi" gibi), Eros (aşk), Anteros(karşılıklı, sadakatli aşk), Himeros (önüne geçilemeyen tutku), Pothos (hasret), Harmonia (armoni, uyum). Tanrıça Harmonia, kargaşa ve kaos tanrıçası Eris'in Yunan mitolojisindeki zıddıdır. Pothos, Eros, Himeros ve Anteros dörtlüsüne Erotes (aşklar) adı da verilir. Buradaki Eros, daha önce Khaos'tan meydana geldiğimizi söylediğimiz, ezeli Eros ile karışabilir, karışsın da zaten, çünkü ikisi de aslında aynı mitolojik figürü işaret ediyor. Sadece zamanla inanış değişmiş ve başlangıçtaki Eros-Khaos ilişkisi kopartılarak Eros'a Afrodit'in oğlu payesi verilmiş. Afrodit-Eros ikilisi Atina'da özel bir itibar görmüş ve her ayın 4. günü Eros'a adanmış.

Böylece bu uzun mitolojik soy ağacı bahsinin de sonuna gelmiş bulunuyoruz. Anlattıklarımızı görsel olarak canlandırmak isteyenler, gerçek bir soy "ağacı" görmek isteyenler aşağıdaki linkten yararlanabilirler. Bu sayfada verdiğimiz bilgileri okurken bir yandan da bu büyük tabloya bakmanız esasen faydalı olur. Not: Bu sayfayı hazırlarken yararlandığımız başlıca kaynak İngilizce Wikipedia, yer yer de kısmen Türkçe Vikipedi olmuştur.

Mitolojik tanrıların soy ağacı

Kanatlı at Pegasos Kanatlı at Pegasos © YunanMitolojisi.com